unutmatr.blogspot.com
Dersim Ermenisi Yemuş Hanım'ın Oğlu Çarkçı Kemal (Biyografi)
Süleyman YeşilyurtKÜLTÜR SANAT YAYINLARI
• Kemal (Karabulut) Kılıçdaroğlu; 1948 senesinde ikiz kardeşi Adil'le birlikte Tunceli'nin Nazimiye ilçesi Ballıca Köyü'nde dünyaya geldi. Ermeni asıllı annesi Yemuş Hanım Areli aşiretinden, babası Kamer Bey ise Alevi kökenli Cebeligiller ailesi mensubudur.
• Orta öğremini Bingöl-Genç'te, liseyi Elazığ'da bitiren Dersimli Kemal, 1971 senesinde Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi'nden mezun oldu.
• İçki deneyimini ve sofra adabını ilk kez babasından öğrenerek, onun davranış¬larını hayatı boyunca kendisine rehber edindi.
• Kız kardeşleri ve teyze kızı olan eşinin tahsil yapmalarına karşı çıkmasına rağmen, bu talihsiz davranışının pişmanlığı halen içinde kalan bir uktedir.
• Akademideki öğrencilik yıllarında ülkücülerden dayak yediği halde okul arkadaşı Devlet Bahçeli'ye hiçbir zaman saygıda kusur etmedi. Çünkü her ikisi de CHP'li ailelerin çocuklarıydılar.
• Üniversitede eylemlere fazla katılmasa da gerek sağcı, gerekse solcu öğrencilerle arkadaşlık kurup vaziyeti idare etmesinin yanı sıra bugün söylediğini ertesi gün farklı değerlendirip, sürekli geri adım atmasından dolayı "Çarkçı Kemal" lakabıyla anılmaya başlandı...
KILICTAROGLU'NUN PKK İLE GÖRÜŞMESİNİN BELGESİ
Kılıçdaroğlu'nun PKK'lıyla görüşmesi kayıtlara geçti. Habervaktim, CHP İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu'nun geçtiğimiz yıl Almanya'da PKK terör örgütü yetkilisi Mustafa Günel ile görüştüğüne dair şok belgeye ulaştı.
CHP İstanbul Milletvekili ve 29 Mart'taki yerel seçimlerde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olan Kemal Kılıçdaroğlu, 9 Eylül 2008'de Almanya'da bulunduğu sırada PKK'lı Mustafa Günel ile görüştüğü polisin dinlemesi sonucu ortaya çıktı. Uyuşturucu ticareti nedeniyle Alman polisi tarafından fiziki ve teknik takipte bulunan Günel'in telefonda konuştuğu Kılıçdaroğlu arasındaki samimi diyaloglar dikkat çekiyor.
CHP İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu'nun geçtiğimiz yıl Almanya'dayken PKK terör örgütü üyesi ve uyuşturucu ticareti nedeniyle Alman Polisi tarafından teknik ve fiziki takipte bulunan Mustafa Günel ile görüştüğü telefon kayıtlarını 1986-1997 yılları arasında Alman Emniyeti'nde görev yapmış bir isim olan Araştırmacı Yazar Talip Doğan Karlıbel, habervaktim.com'a açıkladı.
TEKNİK TAKİP SONUCU ORTAYA ÇIKTI
Habervaktim'in ulaştığı telefon kayıtlarına göre, CHP İstanbul Milletvekili ve 29 Mart'taki yerel seçimlerde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olan Kemal Kılıçdaroğlu, 9 Eylül 2008'de Almanya'da bulunduğu sırada PKK'lı Mustafa Günel ile görüştüğü polisin dinlemesi sonucu ortaya çıktı. Uyuşturucu ticareti nedeniyle Alman polisi tarafından fiziki ve teknik takipte bulunan Güne'in telefonda konuştuğu Kılıçdaroğlu arasındaki samimi diyaloglar dikkat çekiyor.
BAŞKOMİSERİN ŞEHİT EDİLMESİ OLAYINA KARIŞTI
Daha önce Alman istihbaratında çalışmış olan Talip Doğan Karlıbel'in, Kılıçdaroğlu hakkındaki suç duyurusundan sonra harekete geçen savcılar, Almanya ile irtibata geçerek, Kılıçdaroğlu'nun PKK'lılarla görüşüp görüşmediğini araştırdı. Savcıların Almanya'dan aldıkları bilgiler ışığında CHP'li Kılıçdaroğlu'nun 1980 yılında Bakırköy'de Başkomiser Osman Tekin'in şehit edilmesi olayına karışan PKK üyesi Mustafa Günel ile telefonla görüştüğü tespit edildi.
UYUŞTURCU TİCARETİNDEN GELEN TEKNİK TAKİP ELE VERDİ
Frankfurt Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şubesi'nin PKK'lı Mustafa Günel'i 6 ay teknik ve fiziki takibe alması sonucu ortaya çıkan telefon görüşmesinde, PKK'lı Günel, Kemal Kılıçdaroğlu'na 'Kemal abi' diye hitap ediyor. Adalarıyla birlikte büyük miktarda uyuşturucu ticareti yaptıkları gerekçesiyle teknik takibe alınan Günel'in Kılıçdaroğlu'yla gerçekleştirilen telefon görüşmesi de bu takip sonucu ortaya çıktı.
KALDIĞI OTELDE PARMAK İZİ VE DNA TESTİ YAPILMIŞ
Kılıçdaroğlu'nun kaldığı otel odasında parmak izleri ve DNA testi olay yeri inceleme ekipleri tarafından kayıt altına alındığına dair roporda şöyle deniliyor:
09.09.2008 tarihinde teknik takibe takılan Mustafa Günel adlı şahıs,
Öncelikli olarak ismini belirleyemediğiz kişiyle birçok kez telefon görüşmesi yapmıştır. Yaptığımız araştırmalarda cep telefonunda aradığımız sabit numaranın bir otel nosu olduğu tespit edilmiştir. Otel müdüriyetiyle irtibata geçilerek, bu şahsın kimlik numaraları alınmıştır. Kimlik bilgilerinden yaptığımız araştırmalar üzerine bu şahsın isminin Kemal Kılıçdaroğlu olduğunu 08.09.2008 tarihinde Almanya'ya giriş yaptığı tespit edilmiştir. Şahıs 11. 09. 2008 tarihin de otelden çıkış yaptıktan sonra otel odasında parmak izleri ve DNA testi olay yeri inceleme ekiplerimiz tarafından alınmıştır. DNA bankasındaki ana bilgisayara bu bilgiler aktarılmıştır.
Bu şahısın Almanya'ya giriş çıkışlarıyla ilgili daha detaylı bilgilerin ileriki zamanda Frankfurt narkotik şubeye verilecektir.
09.09.2008 tarihinde Mustafa Günel'le yapılan bilgiler Frankfurt Narkotik Şubesine ekli dosyada mevcuttur.
Mustafa Günel, 09.09.2008 tarihinde 5 ayrı görüşme yapmıştır.
Tüm görüşmeler aşağıda listelenmiş şeklide ilgili Frankurt Narkotik Şubesine gönderilmesine:
1. TÜ 12134
2. TÜ 12136
3. TÜ 12142
4. TÜ 12149
5. TÜ 12151
DOKUNULMAZLIĞI KALDIRILABİLİR
Öte yandan Üsküdar Cumhuriyet Savcılığı'nın Kemal Kılıçdaroğlu'nun PKK'lılarla yaptığı görüşme dosyasını Meclis'e göndereceği ve dokunulmazlığının kaldırılmasını isteyeceği bildirildi. Akrabası İbrahim Karabulut'un PKK'nın Hamburg sorumlusu olduğu Kılıçdaroğlu, daha önceki açıklamalarında "Almanya'dayken PKK üyesi hiçbir kimseyle görüşmedim" demişti.
İşte CHP'li Kemal Kılıçdaroğlu ile PKK'lı Mustafa Günel arasında geçen telefon konuşması:
Kayıt Saati : 07.15
Kayıtta adı geçen kişiler ZP 1 MUSTAFA GÜNEL ZP 2 KEMAL KILIÇDAROĞLU
ZP .1 : Kemal abi hoş geldiniz Frankfurtta.
ZP. 2 : Mustafacım nasılsın sesini duyduğuma memnun oldum ne var ne yok İbrahim de gel dimi. ?
ZP. 1 : Yok o öğleden sonra gelecek saat 14.00 de doğru burada olur. Abi nerde buluşalım seninle bu gün. ? Ali abi de yanındamı. ?
ZP. 2 : Evet o da herhalde kalkmıştır. Sabah mahkemeye gideceğiz sizde isterseniz oraya gelin oradan birlikte beni gezdirirsiniz Frankfurtta.
ZP. 1 : Tama abi ben Tren İstasyonun da ki City Otel deyim bir kahvaltı yapayım ben de direkt adliyeye gelirim İbrahimin cep telefonu kapalı her halde kendisi daha yoldadır. Açılır açılmaz ona da söylerim, o da direkt adliyeye gelsin.
ZP. 2 : Tamam ben de bir duş alayım kahvaltımı yapıp hemen çıkmamız lazım mahkemede basın mensupları olacak, onlarla bir araya gelip müşterek duruşma salonuna gireceğiz.
ZP. 1 : Tamam Kemal abi görüşürüz.
ZP. 2 : Tamam Mustafa kendine iyi bak , Görüşmek üzere.
İŞTE BELGELER
Belge-1Belge-2
Belge-3
CHP İstanbul Milletvekili ve 29 Mart'taki yerel seçimlerde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olan Kemal Kılıçdaroğlu, 9 Eylül 2008'de Almanya'da bulunduğu sırada PKK'lı Mustafa Günel ile görüştüğü polisin dinlemesi sonucu ortaya çıktı. Uyuşturucu ticareti nedeniyle Alman polisi tarafından fiziki ve teknik takipte bulunan Günel'in telefonda konuştuğu Kılıçdaroğlu arasındaki samimi diyaloglar dikkat çekiyor.
CHP İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu'nun geçtiğimiz yıl Almanya'dayken PKK terör örgütü üyesi ve uyuşturucu ticareti nedeniyle Alman Polisi tarafından teknik ve fiziki takipte bulunan Mustafa Günel ile görüştüğü telefon kayıtlarını 1986-1997 yılları arasında Alman Emniyeti'nde görev yapmış bir isim olan Araştırmacı Yazar Talip Doğan Karlıbel, habervaktim.com'a açıkladı.
TEKNİK TAKİP SONUCU ORTAYA ÇIKTI
Habervaktim'in ulaştığı telefon kayıtlarına göre, CHP İstanbul Milletvekili ve 29 Mart'taki yerel seçimlerde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olan Kemal Kılıçdaroğlu, 9 Eylül 2008'de Almanya'da bulunduğu sırada PKK'lı Mustafa Günel ile görüştüğü polisin dinlemesi sonucu ortaya çıktı. Uyuşturucu ticareti nedeniyle Alman polisi tarafından fiziki ve teknik takipte bulunan Güne'in telefonda konuştuğu Kılıçdaroğlu arasındaki samimi diyaloglar dikkat çekiyor.
BAŞKOMİSERİN ŞEHİT EDİLMESİ OLAYINA KARIŞTI
Daha önce Alman istihbaratında çalışmış olan Talip Doğan Karlıbel'in, Kılıçdaroğlu hakkındaki suç duyurusundan sonra harekete geçen savcılar, Almanya ile irtibata geçerek, Kılıçdaroğlu'nun PKK'lılarla görüşüp görüşmediğini araştırdı. Savcıların Almanya'dan aldıkları bilgiler ışığında CHP'li Kılıçdaroğlu'nun 1980 yılında Bakırköy'de Başkomiser Osman Tekin'in şehit edilmesi olayına karışan PKK üyesi Mustafa Günel ile telefonla görüştüğü tespit edildi.
UYUŞTURCU TİCARETİNDEN GELEN TEKNİK TAKİP ELE VERDİ
Frankfurt Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şubesi'nin PKK'lı Mustafa Günel'i 6 ay teknik ve fiziki takibe alması sonucu ortaya çıkan telefon görüşmesinde, PKK'lı Günel, Kemal Kılıçdaroğlu'na 'Kemal abi' diye hitap ediyor. Adalarıyla birlikte büyük miktarda uyuşturucu ticareti yaptıkları gerekçesiyle teknik takibe alınan Günel'in Kılıçdaroğlu'yla gerçekleştirilen telefon görüşmesi de bu takip sonucu ortaya çıktı.
KALDIĞI OTELDE PARMAK İZİ VE DNA TESTİ YAPILMIŞ
Kılıçdaroğlu'nun kaldığı otel odasında parmak izleri ve DNA testi olay yeri inceleme ekipleri tarafından kayıt altına alındığına dair roporda şöyle deniliyor:
09.09.2008 tarihinde teknik takibe takılan Mustafa Günel adlı şahıs,
Öncelikli olarak ismini belirleyemediğiz kişiyle birçok kez telefon görüşmesi yapmıştır. Yaptığımız araştırmalarda cep telefonunda aradığımız sabit numaranın bir otel nosu olduğu tespit edilmiştir. Otel müdüriyetiyle irtibata geçilerek, bu şahsın kimlik numaraları alınmıştır. Kimlik bilgilerinden yaptığımız araştırmalar üzerine bu şahsın isminin Kemal Kılıçdaroğlu olduğunu 08.09.2008 tarihinde Almanya'ya giriş yaptığı tespit edilmiştir. Şahıs 11. 09. 2008 tarihin de otelden çıkış yaptıktan sonra otel odasında parmak izleri ve DNA testi olay yeri inceleme ekiplerimiz tarafından alınmıştır. DNA bankasındaki ana bilgisayara bu bilgiler aktarılmıştır.
Bu şahısın Almanya'ya giriş çıkışlarıyla ilgili daha detaylı bilgilerin ileriki zamanda Frankfurt narkotik şubeye verilecektir.
09.09.2008 tarihinde Mustafa Günel'le yapılan bilgiler Frankfurt Narkotik Şubesine ekli dosyada mevcuttur.
Mustafa Günel, 09.09.2008 tarihinde 5 ayrı görüşme yapmıştır.
Tüm görüşmeler aşağıda listelenmiş şeklide ilgili Frankurt Narkotik Şubesine gönderilmesine:
1. TÜ 12134
2. TÜ 12136
3. TÜ 12142
4. TÜ 12149
5. TÜ 12151
DOKUNULMAZLIĞI KALDIRILABİLİR
Öte yandan Üsküdar Cumhuriyet Savcılığı'nın Kemal Kılıçdaroğlu'nun PKK'lılarla yaptığı görüşme dosyasını Meclis'e göndereceği ve dokunulmazlığının kaldırılmasını isteyeceği bildirildi. Akrabası İbrahim Karabulut'un PKK'nın Hamburg sorumlusu olduğu Kılıçdaroğlu, daha önceki açıklamalarında "Almanya'dayken PKK üyesi hiçbir kimseyle görüşmedim" demişti.
İşte CHP'li Kemal Kılıçdaroğlu ile PKK'lı Mustafa Günel arasında geçen telefon konuşması:
Kayıt Saati : 07.15
Kayıtta adı geçen kişiler ZP 1 MUSTAFA GÜNEL ZP 2 KEMAL KILIÇDAROĞLU
ZP .1 : Kemal abi hoş geldiniz Frankfurtta.
ZP. 2 : Mustafacım nasılsın sesini duyduğuma memnun oldum ne var ne yok İbrahim de gel dimi. ?
ZP. 1 : Yok o öğleden sonra gelecek saat 14.00 de doğru burada olur. Abi nerde buluşalım seninle bu gün. ? Ali abi de yanındamı. ?
ZP. 2 : Evet o da herhalde kalkmıştır. Sabah mahkemeye gideceğiz sizde isterseniz oraya gelin oradan birlikte beni gezdirirsiniz Frankfurtta.
ZP. 1 : Tama abi ben Tren İstasyonun da ki City Otel deyim bir kahvaltı yapayım ben de direkt adliyeye gelirim İbrahimin cep telefonu kapalı her halde kendisi daha yoldadır. Açılır açılmaz ona da söylerim, o da direkt adliyeye gelsin.
ZP. 2 : Tamam ben de bir duş alayım kahvaltımı yapıp hemen çıkmamız lazım mahkemede basın mensupları olacak, onlarla bir araya gelip müşterek duruşma salonuna gireceğiz.
ZP. 1 : Tamam Kemal abi görüşürüz.
ZP. 2 : Tamam Mustafa kendine iyi bak , Görüşmek üzere.
İŞTE BELGELER
Belge-1Belge-2
Belge-3
SSK TELSİZLERİ PKKDA CIKTI
KILIÇDAROĞLU NE YAPACAK
HATTA Kılıçdaroğlu’nun bu personellerden birini de soruşturmanın yürütüldüğü daireye başkan yapmasına dikkat çekildi. ‘İşlem yapmadığım yolsuzluk dosyası varsa yarışı hemen bırakacağım’ diyen Kılıçdaroğlu’nun ‘tam söylediği gibi bir uygulamasını’ ortaya çıkaran YDK’nın 1997’de hazırladığı yolsuzluk yapan personelle ilgili işlem yapmadığına dair rapor karşısında ne yapacağı merak ediliyor.
YDK’nın 1997’deki SSK raporunda SSK Genel Müdürü Kemal Kılıçdaroğlu’nun kurum teftiş kurulunca haklarında yolsuzluk tespit edilen ve görevden alınması istenen daire başkanını görevden almadığı belirtiliyor. 06.12.1996 tarih ve 2 sayılı soruşturma raporu ve makam onayında, kurum zararına sebebiyet verdiği belirtilen bir daire başkanı hakkında görevi ihmal ve görevi kötüye kullanmak suçlarından savcılığa suç duyurusunda bulunulması, kurumun zararının istirdadı (geri alınması), ‘aylık kesme’ disiplin cezası ile tecziyesi, daire başkanlığı görevinden alınması gerekli görüldüğü belirtildi.
BİR DE TERFİ ETTİRMİŞ
YDK raporunda şöyle dendi: ‘Disiplin kurulu kararı ile verilen aylıktan kesme cezasına ilişkin olarak ilgili tarafından kurum aleyhine açılan davada mahkemece 13.11.1997 tarihli iptal kararı verilmekle birlikte davanın temyizde devam ettiği, suç duyurusu sonucu Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan kamu davası ile kurum zararının tahsili için Ankara 1. Asliye Ticaret ve 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan davaların derdest olduğu, görevden alınma önerisinin 28.10.1997 ve 02.04.1998 tarihli SSK Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulu kararıyla kabul edilmediği ve anılan personelin daire başkanlığı görevine devam ettiği belirlenmiştir.’

İnsan kaynağı tek mezkezden!
Kılıçdaroğlu’nun 1992 ile 1999 yılları arasında SSK Genel Müdürlüğü yaptığı döneme ait yanıt bekleyen sorular:
1-) SSK telsizleri PKK’da çıktı
G. A. YÖK tarafından aşırı sol kuruluşlara üye olduğu yazısına rağme 1300 yataklı ve uzman hekim yetiştiren SSK Ankara Eğitim Hastanesi’ne Kemal Kılıçdaroğlu tarafından başhekim olarak atandı. G. A. döneminde hastaneden çalınan 10 telsiz bir yıl sonra polis tarafından bölücü örgüt mensuplarında ele geçirildi. G. A’ya Kılıçdaroğlu tarafından başarı ödülü verildi.
2-) Valilik talebine hülle yaptı
Kılıçdaroğlu Van Valiliği’nin bölücü örgüte para yardımı yaptığı, örgüt mensuplarını evinde barındırdığını bildirdiği ve başka bir ile atanmasını istediği baştabip M. I.’yı ‘ona ihtiyacımız var’ diyerek atamasını üç ay oyaladı. Valiliğin ısrarı üzerine M. I., Manisa’ya atanmış gibi işlem yapılarak birkaç ay sonra Kars Hastanesi Baştabibi yapıldı.
3-) Başhekim atadı, tutuklandı
Kılıçdaroğlu, valilikçe ideolojik amaçla yürüş yaptığı, bildiri dağıttığı, kanunsuz toplantı yaptığı, ırkçılık ve bölücülük yaptığı bildirilen S. K. adlı hekimi SSK Bölge Hastanesi’ne baştabip yaptı. S. K.’nın baştabiplik yaptığı sırada evi aranmış, yasadışı bölücü örgüte ait dökümanlar, değişik çap ve markada silah, patlayıcı maddeler ele geçmiş ve tutuklandı.
4-) Örgüt kuryesi müdür oldu
Kılıçdaroğlu, İçişleri Emniyet Genel Müdürlüğü’nce verilen Dev-Yol Örgütü ile ilişkisinin olduğu ve bu örgüte kuryelik yaptığı, askeri mahkemece tutuklandığı, gizlilik dereceli işlerde çalıştırılmaması gerektiği bildirilen M. G.’yi SSK bölge müdürü yaptı.
‘Organize dürüstlük’ hakkındaki iddialar
Kılıçdaroğlu bölücü örgütle işbirliğinden yargılanan bir memuru, sınavsız olarak Personel Daire Başkanlığı Şube Müdürlüğü’ne atadı. Sicil dosyaları ve gizli yazışmalar bu kişiye teslim edildi.
Kılıçdaroğlu eski hükümlü kadrolarına neden sadece bölücü örgüt mensuplarını atadı? Kader kurbanı olup taksirli suçlara mahkum olmuş eski hükümlüleri hiç bir şekilde göreve atamadı.
Kılıçdaroğlu, başka kuruluşlarda memur olarak çalışan, çalıştıkları yerlerde anarşik olaylara karışan, yargılanan, çeşitli disiplin cezaları alan kişilerden bazılarını SSK’ya alarak 2-3 ay içinde sınavsız olarak müdür kadrosuna atadı.
Kılıçdaroğlu, SSK Kartal Hastanesi’ne 1993 yılında 17 hemşerisini işe aldı. Tüm Türkiye geneline bakıldığında ise Kılıçdaroğlu’nun bini aşkın hemşerisini işe aldığı ortaya çıktı.
SSK Genel Müdürlük müfettişlerinin gizli tezkiyelerini Teftiş Kurulu Başkanı İsmail Hakkı Kaderli’nin eşine yazdırdığı gerekçesiyle Ankara 8. Ağır Ceza Mahmesi’nde yargılandı. Milletvekili dokunulmazlığı nedeniyle dava dosyası TBMM’ye gönderildi.
SSK Bomonti’deki ilaç fabrikasına 1992 yılında 10 hemşerisini işe aldı.
Kılıçdaroğlu, 4 yıl önce yapılan bir sınavı esas alarak 37 kişiyi hastane müdürlüğüne atadı.
1998 yılında sınavsız olarak 444 kişiyi açıktan atadı.
Kılıçdaroğlu, 1992 yılında göreve başlar başlamaz kurumun Finansman Dairesi Başkanlığı’nın olmadığını söyleyerek daire başkanlığını 1993 yılında kurdu. Memuru dahi olmayan Finansman Dairesi’ne emekliliğine kısa bir süre kalan hemşerisini başkan olarak atayarak yüksek maaşla emekli olmasını sağladı.
1998 yılında ÖSYM ve Milli Eğitim Bakanlığı’na yaptırılan sınavlarda ne gibi yolsuzluklar yaptı.
Müfettiş soruşturma raporlarında yolsuzlukları tespit edilen daire başkanlarını görevden almadı.
Usülsüzlük ve ihmal suçlarından yargılanan iki personeli ise daire başkanlığı görevine atadı.
Kılıçdaroğlu, SSK’da göreve başladığında işveren prim borçları 8.76 trilyon TL iken görevden ayrıldığı 1999 yılında 25 kat artarak 220 trilyon TL’ye ulaştı.
Kılıçdaroğlu bir yıl süreli olarak devlet tarafından görevli gönderildiği Fransa’da yasadışı örgüte ait olan bir enstitüye gittiği iddia edildi.
SSK Kartal Hastanesi onarımı ihalesi yolsuzluk yaparak hemşerisi Şahin Güven’in hastane onarımında bir deneyimi olmayan şirketine verdiği iddiası.
CHP’den önce DSP’den aday olan Kılıçdaroğlu eski bakan Nami Çağan’ın milletvekili adayı ilan etmesine rağmen listeye alınmadı. Bunda dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’in en çok hassasiyet gösterdiği konuların neden olduğu iddia edildi.
Kendisini soruşturan daireye başkan atandı
BAŞBAKANLIK YDK’nın SSK raporunda yine görevi suistimal ve ihmal suçlamasıyla yargılanan iki personelin Kılıçdaroğlu tarafından görevden almak yerine daire başkanlığına atandıkları belirtildi. Soruşturma yapılan bir personelinde hakkındaki soruşturmayı yürüten daireye başkan atanması dikkat çekiyor. YDK raporunda Kılıçdaroğlu’nun işleme almadığı iki ‘dosya’ için şunları kaydedildi:
‘Bakanlık Teftiş Kurulu’nun 04.04.1997 tarihli ve 1 sayılı kurum teftiş kurulunun da 09.05.1997 tarih ve 4 sayılı soruşturma raporunda haklarında görevi ihmal ve görevi suistimal suçlarından savcılıklara suç duyurusunda bulunulan ve yargılanmaları devam eden personelden biri soruşturma ve dava konusu olan işlemlerin yürütüldüğü daire başkanlığına 20.08.1997 tarih ve 13.11.1997 tarihli, bir diğeri başka bir daire başkanlığına 04.09.1997 ve 22.01.1998 tarihli SSK Yönetim Kurulu kararı ile önce vekil daha sonra asil olarak atanmıştır.’
Raporda ayrıca ‘Kurumda daire başkanlığı ve şube müdürlüğü gibi üst görevlere asaleten ya da vekaleten atanacakların, haklarında disiplin kurullarınca veya yargı mercilerince soruşturma yapılmakta olmayan ve olumlu sicil almış bulunan kişiler arasından seçilmelerine özellikle önem ve özen gösterilmesi temenni olunur’ dendi.
BAŞKAN DİYE ŞEÇTİKLERİ KEMAL KILIÇDAROĞLU BUDUR!!!
Türkiye’de ‘kara delik’ diye anılan ve ilk kez CHP’li Kılıçdaroğlu’nun Genel Müdürlüğü sırasında açık veren SSK’nın nasıl battığı ortaya çıktı. 7 yılda yandaşlara verilen ihalelerde kurum 2.4 milyar TL zarar etti.
KILIÇDAROĞLU BİRE İKİ BİN VERMİŞ!
CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 1992 yılında karla devraldığı SSK Genel Müdürlüğü’nün 7 yıllık görev süresi boyunca nasıl zarar ettiği ortaya çıktı. 1991 yılını 128 bin TL karla kapatan SSK Genel Müdürlüğü, Kemal Kılıçdaroğlu’nun göreve geldiği 1992 yılında (bugünkü rakamlarla) 2 milyon 556 bin TL ile yüzde 2 bin 684 zarar etti. Kılıçdaroğlu 1999’da kurumu toplam 1 milyar 111 milyon lira zararla devretti. SSK’nın ‘kara delik’e dönüşmesinin arkasında, ‘davetiye usulü’nden yararlanarak ihalelerin Kılıçdaroğlu ve CHP yandaşlarına verilmesi ve inşaat süreçlerinin uzatılmasıyla firmalara ihale bedelinin 5 ila 20 katı ödeme yapması olduğu belirlendi.
İHALE BEDELİNİ YÜZDE 2 BİN AŞTI
1998’DE Göztepe Hastanesi onarımı işi CHP eski il başkanı Ali Özcan’a ait Yapı Üretim A.Ş’ye davetiye usulüyle (o günün rakamlarıyla) 21 milyar 304 milyon 980 bin TL’ye verildi. Şirkete 7 yılda yüzde 2 bin 119 artışla 466 milyar TL ödendi. Ali Özcan, ihalenin yasalara uygun gerçekleştiğini savunarak, ‘Kılıçdaroğlu’nu o dönemde tanımadığını’ öne sürdü.
Kılıçdaroğlu’nun hemşehrisi Rıza Olcay’ın şirketine 1993’te davetiye usulü ile yine günün rakamlarıyla 23 milyar 655 milyon TL bedelle Tunceli Sağlık Meslek Lisesi’nin inşaat ihalesi verildi. 1997’de bitirilen inşaat için ihale bedelinin yüzde 747 fazlasıyla 195 milyar 452 milyon TL ödendi.
1993’te İstanbul Merdivenköy Dispanseri inşaatı yine yakın arkadaşı Adil Özçırpıcı’ya davetiye usulü ile 50 milyar 148 milyon TL TL’ye ihale edildi. 3 yılda yüzde 596 artışla 348 milyar 205 milyon TL ödeme yapıldı.
BİR YILDA İKİ KAT FİYAT ARTIŞI
1998’DE FA-AL İnşaat’a 6 milyar 777 milyon 300 bin TL ile verilen Ankara Etlik Doğumevi Tıbbi Atık Deposu inşaatı aynı yıl tamamlandı, ancak yine yüzde 133 artışla şirkete 13 milyar 939 milyon TL ödendi. Aynı firmaya 6 milyar 576 milyon TL’ye ihale edilen Şanlıurfa Hastanesi kazan dairesi için de aynı yıl içinde yüzde 183 artışla 17 milyar 27 milyon TL ödendi.
SSK’nın aynı dönemde Oyak İnşaat’a verdiği ihalelerde ise yüzde 51 ila 84 arasında artış yapıldı. 1998’de 1 trilyon 589 milyar liraya Oyak İnşaat’a verilen Denizli’deki 200 yataklı hastane inşaatı ihalesi için 4 yıl sonunda yüzde 53 artışla 2 trilyon 440 milyar TL, Yalova’daki 200 yataklı hastane inşaatı için ise 1 tirilyon 589 milyar TL yerine yüzde 51’lik artışla 2 trilyon 410 milyar TL ödendi.
İşte Kılıçdaroğlu'nun bire iki bin vererek dağıttığı ihale rantının listesi
Vatandaş Geçmiş icraatlara bakar
Ali Müfit Gürtuna (İstanbul Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı): Kamu kurumlarında bir hizmete başlanacağı zaman kamusal fayda sağlanıyor mu konusuna öncelik verilmeli.
MÜSİAD Eski Başkanı Ömer Bolat: İstanbul demek Türkiye ekonomisinin milli gelir anlamında yüzde 30’u, dış ticaret açısından da yüzde 50’si demek. İstanbul’a belediye başkanı olmak 15 milyon nüfusa hayatı kolaylaştıracak projeler üretmek demektir. Geçmişteki icraatlar bu konuda ayna tutar. Vatandaşlar artık insanların geçmişteki hizmetlerine bakıyor.
Yargılasalardı
Kılıçdaroğlu, SSK’yı batıran mali tablolarla ilgili sorular üzerine ‘Emekli olduğumda dokunulmazlığım yoktu, yargılasalardı’ dedi.
1991 128.000 TL KAR --- ZİYA YALÇIN SAYIN
1992 - 2.556.000 TL ZARAR 2.684 KEMAL KILIÇDAROĞLU
1993 -8.084.000 TL ZARAR 216 KEMAL KILIÇDAROĞLU
1994 -19.399.000 TL ZARAR 140 KEMAL KILIÇDAROĞLU
1995 -81.335.000 TL ZARAR 319 KEMAL KILIÇDAROĞLU
1996 -144.383.000 TL. ZARAR 77 KEMAL KILIÇDAROĞLU
1997 -336.000.000 TL ZARAR 132 KEMAL KILIÇDAROĞLU
1998 -447.000.000 TL ZARAR 33 KEMAL KILIÇDAROĞLU
1999 -1.111.000.000 TL ZARAR. 148 KEMAL KILIÇDAROĞLU
DOSYACI KEMAL'IN DOSYASI
Kılıçdaroğlu dosyası
CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Kemal Kılıçdaroğlunun kitabı yazıldı.
Araştırmacı yazar Akif Bülent’in, Açık Kitaplar Yayınevi’nden çıkan “Dosyacı Kemal’in Dosyası” adlı kitabı, SSK Genel Müdürlüğü döneminde, Kemal Kılıçdaroğlu hakkında Batı Çalışma Grubu ve istihbarat kuruluşlarının tuttukları dosyalara ve diğer kaynaklardan derlenen iddialara yer veriyor.
Kitaptaki belge ve raporlara bakıldığında, 28 Şubat sürecinde kurulan Batı Çalışma Grubu’nun, SSK’nın başında olduğu dönemde Kemal Kılıçdaroğlu’nu adım adım izlediği anlaşılıyor. BÇG raporlarında, Kemal Kılıçdaroğlu’nun adının karşısında “Kürtçü - bölücü” ifadeleri yer alıyor.
Dönemin SSK Genel Müdürü Kemal Kılıçdaroğlu’nun dosyasında, nüfus bilgilerinden tutun da eğitim amaçlı olarak gönderildiği Paris’teki faaliyetlerine kadar pek çok çarpıcı bilgilere yer kullanverildiği görülüyor. MİT raporuna atfen düşülen notta Kılıçdaroğlu’nun burslu olarak gönderildiği dönemde Paris’teki Kürt Enstitüsü’nün müdavimlerinden olduğu öne sürülüyor.
Kılıçdaroğlu’nun, gerçek soyadının Karabulut olduğu ve 1966 yılında soyadını değiştirdiği vurgulanırken, Dersim isyanına katılan Kureyşan aşiretine mensup olduğu da dile getirilen iddialar arasında.
"İŞE ALINANLAR MEZHEPÇİ VE BÖLÜCÜ"
Ayrıntılı raporlarda Kılıçdaroğlu’nun SSK’nın başında olduğu dönemde, 10 bine yakın kişinin işe alındığına dikkat çekilirken, söz konusu şahısların tamamına yakınının ‘mezhepçi ve bölücü’ olduğunun altı çiziliyor. Ayrıca 100’den fazla PKK ve TKLP terör örgütü mensubunun da kritik noktalara yerleştirildiği belgeleriyle ortaya konuluyor. Batı Çalışma Grubu raporunda, Kılıçdaroğlu’nun icraatlarıyla ilgili şok bilgiler yer alıyor.
“Haklarında kamu hizmetinden ömür boyu men kararı olan çok sayıda örgüt mensubu kritik noktalarda işe alınmıştır. SSK Ankara Başhekimi yapılan DR. G.A’nın kuruma aldığı ambulans telsizleri kırsalda ölü ele geçirilen PKK militanlarının üzerinde çıkmıştır. İstihbarat kurumlarının uyarılarına rağmen çok sayıda örgüt mensubu Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesindeki kurumlara yönetici olarak atanmıştır” şeklindeki ifadeler, kitapta BÇG raporu olduğu belirtilen metinde yer alıyor.
Yine kitapta yer alan BÇG raporlarına göre, Kılıçdaroğlu, genel müdürlüğü döneminde bölgesel kadrolaşmaya da gitmiş. Batı illerinde ve özellikle büyük şehirlerde yüzde 50’ye varan personel açığı varken Tunceli, Sivas ve Elazığ gibi bölgelerde yüzde 80’den fazla personel istihdam edilerek bölgecilik ve mezhepçilik yapılmış. Söz konusu belgelere göre Kılıçdaroğlu yüze yakın akrabasını da kurumda işe başlatmış. Bugün gazetesinde yer alan haberde, işe alınan bütün akrabalarının tek tek nüfus örneklerin BÇG belgelerinde yer aldığı da kaydediliyor.
BÇG: KILIÇDAROĞLU HAKKINDA TEDBİR ALINMALI
BÇG notlarında Kemal Kılıçdaroğlu’na atfedilen iddialardan en dikkat çekici olanı ise yüksek yargı ile olan ilişkileri. Kemal Kılıçdaroğlu’nun o dönemde özellikle Danıştay 5. dairesi ve bölge idare mahkemesi ile yakın ilişki içinde olduğu, idare mahkemesi ve 5. daireden çok sayıda kararı lehine çıkarttığı bilgisine yer veriliyor. BÇG raporunun sonuç bölümünden de alıntı yapılıyor.
“Sonuç olarak, uğruna binlerce şehit verdiğimiz ülkemizin bölünmez bütünlüğünü hedef alan ve irticai faaliyetlere benzer yakın tehlike arz eden Kürtçülük, mezhepçilik ve bölücülük faaliyetlerini alenen sürdüren Kemal Kılıçdaroğlu’nun faaliyetleri için tedbir alınmalıdır.”
İfadeleriyle tamamlanan raporda, Kemal Kılıçdaroğlu hakkında son derece çarpıcı suçlamalara yer veriliyor. Raporun satır aralarında, isimlere ve yazışmalara yer verilerek Kılıçdaroğlu’nun bölücülük ve yandaş kayırma gibi pek çok suça karıştığı, pek çok suçu da bizzat kendisinin organize ettiği iddia ediliyor.
Seçimlere kısa süre kala yayınlanan “Dosyacı Kemal’in Dosyası” isimli kitap, zaten gergin olan seçim atmosferini daha da gerginleştirecek gibi görünüyor.
Batı Çalışma Grubu'nun hazırladığı "Sosyal Sigortalar Kurumu Dosyası" raporun 3. bölümünde, Kılıçdaroğlu'nun SSK'da nasıl bir kadrolaşma içine giriştiği isim isim yazılmış durumda. İşte raporun 3. bölümü:
Kemal Kılıçdaroğlu S.S.K.'da göreve başlar başlamaz ilk iş olarak memur sınavı açtırmıştır. Bu sınava 136 bin kişi iştirak etmiş, 4 bin memur alınmıştır. Bu sınav 10-12 bölgede yapılmış, yazılı test kâğıtları Genel Müdürlükteki Bilgi işlem Dairesi Başkanlığında değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmede en az beş kez suallere verilen not değerleri ile oynanmış, çan eğrisi uygulanmış, ayrıca, her bölgenin not değerleri değişik ele alınarak, curve denilen sistemle, kürt alevisi adaylara sınav kazandırma amaçlanmıştır.
Örneğin Tunceli, Sivas, Erzincan, Kars bölgelerinde puan barajı 70'den 50'ye düşürülmüş, ancak, bu sisteme göre o bölgede sınava girenler, Ankara, İstanbul, İzmir gibi illere yerleştirilmiştir. Böylelikle söz konusu illerde sınava giren ve barajı aşan adaylar diskalifiye edilmiştir. Sınavda alınanların 2000 den fazlası Kürt alevisi olup, bu kişilerin önemli bir bölümü yetkili konuma getirilmişlerdir.
Ayrıca, sınavı gerçekten kazanan 2500 adayın sınav kâğıtlarının bilgisayar değerlendirilmesi dışında tutulduğu iddia edilmektedir. Bu sınav değerlendirmesini Bilgi İşlem Dairesi’nde yapan Başkan Fatih Atabek olup, adıgeçenin bilgisayar programı ihalesindeki yolsuzluğu nedeniyle yargılanmasına ve görevden alınması gerektiğine dair soruşturma raporları olmasına rağmen sınavdaki yolsuz değerlendirmeyle Kemal Kılıçdaroğlu'na katkıda bulunduğu için, Kemal Kılıçdaroğlu tarafından görevinden alınmamakta ısrarlı davranılmakta, hatta Fatih Atabek'in soruşturmasını yapan Başmüfettişi görevden almaya kalkışmaktadır. Bu derece cüretkâr davranışına cesaret verenler basiretsiz ve dirayetsiz, edilgen yapılı, bir kaç atama yaptırabilmek için Ülkemizin geleceğini düşünmeyen malum kişilerdir. Bu olgu söz konusu kişilerin temel hastalığı olup, bizleri ziyadesiyle üzmektedir.
Kemal Kılıçdaroğlu, amaçladığı hedefe ilk adımı attıktan sonra, C.H.P.'li Belediyelerde görevli, Kürt asıllı alevi memurları yatay geçişlerle S.S.K.'ya transfer etmiştir. Özellikle Çankaya Belediyesinde ( Belediye Başkanı Doğan Taşdelen'le yakın ilişki içindedir.) bazı kamu kuruluşlarında görevli memurlardan T.K.P. , T.K.P.L, K.D.P. gibi illegal örgütlerle bağlantısı olan memurlar S.S.K.'ya geçirildikten sonra, bir kaç hafta içerisinde Şube Müdürü yapılmışlardır. Bunlardan Cafer Yıldız ve Mehmet Sazak'ın geçmişlerine ilişkin yazılar ektedir. (Ek:3-4) Ayrıca adıgeçenlerin durumlarına (3.1) işaretli bölümde ayrıntılı olarak değinilmiştir.
Kemal Kılıçdaroğlu 1992-1994 döneminde eski hükümlüler, sakatlarla ilgili olarakta sınav açtırmıştır. Bu sınavlarda , Kuruma aldırdığı personelin hemen hemen hepsi P.K.K. K.D.P., Devyol, T.K.P.L. davalarından hüküm giymiş kişilerdir. Ekteki liste adıgeçenlerin eylemlerini göstermektedir. İbret vericidir. ( Ek: 5-22 )
Görüleceği üzere;
Ali Uludağ: Devyol davasından müebbet hapis, ömür boyu kamu hizmetlerinden men.
Medet Kalkan: Halkın Kurtuluşu Örgütüne mensup, kaldırımcılık suretiyle hırsızlık.
Habip Güzel: Yasa dışı silahlı örgüt kurup faaliyet göstermek.
Hasan Ertürk : Devyol ve Silahlı Devrim Birlikleri Örgütleri mensubu, 3 yıl 8 ay hükümlü.
Hüsnü Ertürk: Devyol ve Silahlı Devrim Birlikleri örgütleri mensubu, 3 yıl 8 ay hükümlü.
Mehmet Ardıç: THKP / C örgüt kurucusu, adam öldürmek, yaralamak, patlayıcı madde atmak.
Behlûl Karadaş: TDKP / C örgütü mensubu.
Erdal Camcı: İdeolojik nedenle adam öldürmek.
Ayhan Bülüm: P.K.K. Terör Örgütüne yardım ve yataklık etmek.
İzzettin Kundakçı: P.K.K. Örgütüne yardım ve yataklık etmek.
Bu isimler sadece tespit edilenler olup, sayıları yapılacak ayrıntılı incelemelerle 100'ü aşabilir.
Söz konusu kişilerin ayrıntılı eylemleri eklidir. ( Ek: 23)
Kemal Kılıçdaroğlu bu sınavları da Mehmet Moğultay ve yine Ziya Halis, Mustafa Kul ve Nihat Matkap isimli Bakanlar zamanında yapmıştır.
Adı geçen, halen bu konuda Bakanlıkça yapılan bir soruşturma geçirmektedir. Ancak, Müfettişin eksik bilgi ve belge ile ve baskı altında bu soruşturmadan sonuç alamayacağı kesindir.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun bu konudaki savunması da ilginçtir. Eski hükümlü ve sakat memur almak kanun emridir. Bende aldım demektedir.
Kendisine sorulmalıdır. Neden sadece Devletin bütünlüğüne karşı eylemlerden hüküm giyenler tercih edilmiştir. Namus cinayeti, adı hırsızlık, taksirli suçlar vb. neden tercih edilmemiştir. Çünkü S.S.K.'yı dolayısıyla Ülke bütünlüğünü bozmak başlıca amacı ve davasıdır.
İstanbul’da, 1994 yılında yapılan işçi alımı sınavında kazandırılan 357 kişinin hemen hemen tamamı Kürt alevisidir. Bu kişilerin eylem araştırması yapılmalıdır. Bu sınavla ilgili olarak yapılan soruşturma sonucu Kartal Adliyesinde sınavı yapanlarla ilgili ceza davası açılmış olup, sınavı kazananların çoğunluğunun Tunceli, Sivas, Erzincan doğumlu olması, diğerlerinin de muhtemelen dersim isyanı sonrası çeşitli illere göç eden Kürtlerden oluşması ibret vericidir. Ne var ki bu soruşturmada, Kemal Kılıçdaroğlu'nun sorumluluğa bazı engellemelerle ulaşılamamıştır.
Bu sınavda alınanların doğum yerlerini gösterir liste ilişiktedir. (Ek:24,25)
İŞE ALINANLAR HANGİ BÖLGELERDEN?
Bu listede yeralan 15 kişi Tunceli, 5 kişi Elazığ, 14 kişi Erzincan, 5 kişi Sivas, 8 kişi Gümüşhane (Kelkit, Şiran), 5 kişi Bingöl (Kığı), 15 kişi İstanbul nüfusuna kayıtlı (Mazgirt, Çumra, Kolan, Şiran, Divriği, Tercan doğumlu), 1 kişi Diyarbakır, 1 kişi Manisa nüfusuna kayıtlı (Çemişkezek), 1 kişi Kocaeli nüfusuna kayıtlı (Ardahan doğumlu), 1 kişi Siirt, 1 kişi Ardahan, 3 kişi Tokat, diğerleri de muhtelif illerin nüfusuna kayıtlıdır. (Ek: 24,25)
Bu listede, Çınar soyadlı 2, Gedik soyadlı 2, Çelik soyadlı 3, Koca soyadlı 2, Demir soyadlı 4, Budak soyadlı 2, Aydın soyadlı 8, KARABULUT soyadlı 5, Çakmak soyadlı 4, Şimşek soyadlı 6, Polat soyadlı 3, Doğan soyadlı 6, Şahin soyadlı 5, Eren soyadlı 3, Erdoğan soyadlı 3, Arslan soyadlı 5, Işık soyadlı 3, diğerleri de en az 2 aynı soyadını taşıyan kişilerdir. (Ek:26 )
Yine, Pendik Dispanseri’nde görevli 2 Sivas, 3 Erzincan, 1 Elazığ, 1 Tunceli, 5 İstanbul (Kığı, Bingöl ve Sivas doğumlu), 1 Giresun (Pelitli doğumlu), 1 Kars, 1 Tokat nüfusuna kayıtlıdır. (Ek: 25)
Bu isimler sadece tespit edilenlerdir. Diğer 200 den fazla personelin de aynı yöreler doğumlu Kürt alevileridir.
Ayrıca, 1.5.1997 de İstanbul Kadıköy'de meydana gelen 1 Mayıs olaylarına katılan bölücülerin bir kısmıda bu sınavda alınanlar olup, bu kişilerin halen polis takibinde olduğu ifade edilmektedir.
Öte yandan, bu sınavda alınıpta S.S.K. İstanbul Hastanesinde görevlendirilen bir kişinin, zamanın Baştabibine " biz buraya çalışmaya değil, örgüt kurmaya geldik" demesi, bunun üzerine Baştabibin, bu kişiyi hastaneden kovması ve sonrasında Bakan Mehmet Moğultay tarafından Baştabibin görevinden alınmasına yönelinmesi ibret vericidir.
Aynı şekilde, 1992 yılında S.S.K. istanbul İlaç Fabrikasına alınan 29 işçinin 9 adedi Tunceli ( Pülümür, Mazgirt, Hozat) doğumludur. Özellikle Tunceli / Mazgirt Geçitveren köyünden 4 kişinin alınması ibret vericidir. ( Turabi Çapar, Erdal Derin, Süleyman Uslu, Abdullah Polat Akbaş) (Ek:27 ila 30) (31 ila 58)
Aynı sınavda kazanan 15 kişide Kartal nüfusuna kayıtlı Kürt alevileridir.
Diğer 5 kişi ise, Erzincan, Elazığ (2 ), Sinop ve Bursa nüfusuna kayıtlı olup bu 29 kişinin tümü Kartal'da ikamet etmektedir.
Bilindiği gibi S.S.K. ilaç Fabrikası Şişli - Bomanti'dedir.
Kartal, Mehmet Moğultay'ın seçim bölgesidir.
Bu tablo Kemal Kılıçdaroğlu'nun kürtçü ve mezhepçi emellerini gerçekleştirmek için, Mehmet Moğultay'la işbirliğini açıkça sergilemektedir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)